Bakım Hakkı

Bakım hakkı, herkesin yaşam döngüsü boyunca ihtiyaç duyduğunda nitelikli bakıma erişme, sevdiklerine bakım verebilme ve bakım sorumlulukları nedeniyle yoksullaşmama veya dışlanmama güvencesini ifade eder. Son yıllarda özellikle Latin Amerika deneyimleri ve küresel bakım krizi tartışmalarıyla güçlenen bu yaklaşım, bakımın bireysel bir yük değil kamusal olarak güvence altına alınması gereken temel bir sosyal hak olduğunu vurgular. Bakım hakkı; bakım hizmetlerine erişimi, bakım verenlerin desteklenmesini ve bakım yükünün toplumsal olarak adil biçimde paylaşılmasını birlikte ele alır.

GÜNCEL İSTATİSTİKLER

4.1

MİLYAR İNSAN

Dünya genelinde 4.1 milyar insan herhangi bir sosyal koruma kapsamına sahip değil. Bu durum, bakım ihtiyacı ortaya çıktığında milyarlarca kişinin kamusal güvenceden yoksun kaldığını gösteriyor.

606

MİLYON KADIN

Küresel ölçekte yaklaşık 606 milyon kadın, ücretsiz bakım sorumlulukları nedeniyle işgücüne katılamıyor. Bu veri, bakımın hâlâ bireysel ve cinsiyetli bir yük olarak taşındığını ortaya koyuyor.

%80

AİLE ÜYELERİ

Birçok ülkede uzun dönem bakım hizmetlerinin yaklaşık %80’i aile üyeleri tarafından karşılanıyor. Bu durum, bakımın kamusal sistemler yerine hanelere yüklenmeye devam ettiğini gösteriyor.

GÜNCEL BAKIM POLİTİKALARI

Politika Öneri Aracı

İhtimam olarak güncel politika önerilerini derliyor ve paydaşlara yönelik aksiyon önerilerine dönüştürüyoruz. Paydaş ve tema seçerek ilgili alandaki güncel politika önerilerini inceleyebilirsiniz.

BAKIMIN GELECEĞİ

Bakım Radarı

Bakım Radarı, bakım alanındaki yeni gelişmeleri ve erken sinyalleri izlediğimiz bir gözlem alanıdır. Bakımın nasıl dönüştüğünü anlamak ve bu dönüşüme etik bir perspektifle müdahil olmak için oluşturulmuştur.

Latin Amerika başta olmak üzere bazı ülkelerde bakım, sosyal koruma sisteminin ayrı bir sütunu olarak tanımlanmaya başladı. Bu yaklaşım bakımın aile içi sorumluluk olmaktan çıkarılıp kamusal güvenceye bağlanması gerektiğini vurguluyor.

Bazı ülkeler çocuk, yaşlı ve engelli bakımını bütüncül biçimde ele alan ulusal bakım sistemleri kuruyor. Bu modeller umut verici olsa da finansman ve işgücü kapasitesi kritik sınav olmaya devam ediyor.

Ücretsiz bakım verenlerin sosyal güvenlik, izin ve gelir desteği talepleri daha görünür hale geliyor. Ancak birçok ülkede bakım verenler hâlâ parçalı destek mekanizmalarına bağlı.

Yeni tartışmalar bakım ihtiyacını yalnızca çocukluk veya yaşlılıkla sınırlamayıp yaşam boyu bir hak olarak ele alıyor. Bu yaklaşım politika tasarımını daha bütüncül düşünmeye zorluyor.

Yeni yaklaşımlar bakım hakkını üç boyutta ele alıyor: bakım alma hakkı, bakım verme hakkı ve öz bakım hakkı. Bu bütüncül çerçeve politika tasarımını yeniden şekillendiriyor.

Bakım hakkının hukuki düzeyde tanınması hızlanırken, bütçe, hizmet kapasitesi ve erişim aynı hızda ilerlemiyor. Uygulama açığı kritik izleme alanı haline geliyor.

ZAYIF SİNYALLER

OLASI SENARYOLAR

ÇALIŞMALAR

Çalışmaları İncele

İhtimam E

bültenine kaydolun