Yeryüzü Bakımı

Yeryüzü Bakımı

Yeryüzü bakımı, yaşamı mümkün kılan ekolojik sistemlerin (su varlıkları, toprak, ormanlar, biyolojik çeşitlilik, kentsel yeşil alanlar ve insanlarla birlikte yaşayan diğer canlı türlerinin) korunması, onarılması ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik kolektif sorumluluğu ifade eder. İklim krizi, ekosistem tahribatı ve hızlı kentleşme koşullarında, bu bakım faaliyetleri yalnızca çevre politikalarının değil, kamusal bakım sistemlerinin de temel bir boyutu hâline gelmektedir. Sokak hayvanlarının refahından kentsel ekosistemlerin sürekliliğine kadar uzanan bu çok-türlü bakım alanı, yaşamın yeniden üretimi ile ekolojik yeniden üretimin iç içe geçtiğini gösterir. Bu nedenle kamunun rolü yalnızca zararları azaltmak değil, yaşamı sürdüren insan-ötesi ve ekolojik altyapıları aktif biçimde koruyan ve güçlendiren bakım kapasitesi inşa etmektir.

GÜNCEL İSTATİSTİKLER

1

MİLYON TÜR

Küresel ölçekte yaklaşık 1 milyon hayvan ve bitki türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu kayıp, yaşamı sürdüren ekolojik ilişkilerin bakım kapasitesinin hızla aşındığını gösteriyor.

%35

SULAK ALAN

1970’ten bu yana dünya genelinde sulak alanların yaklaşık %35’i yok oldu. Bu alanlar su döngüsü, gıda güvenliği ve afet tamponlama açısından kritik ekolojik altyapılar arasında yer alıyor.

2

MİLYAR İNSAN

Dünya genelinde 2 milyar insan güvenli içme suyuna düzenli erişemiyor. Su sistemlerindeki bu kırılganlık, ekolojik bakımın kamusal planlama ve yatırımlarla doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.

GÜNCEL BAKIM POLİTİKALARI

Politika Öneri Aracı

İhtimam olarak güncel politika önerilerini derliyor ve paydaşlara yönelik aksiyon önerilerine dönüştürüyoruz. Paydaş ve tema seçerek ilgili alandaki güncel politika önerilerini inceleyebilirsiniz.

BAKIMIN GELECEĞİ

Bakım Radarı

Bakım Radarı, bakım alanındaki yeni gelişmeleri ve erken sinyalleri izlediğimiz bir gözlem alanıdır. Bakımın nasıl dönüştüğünü anlamak ve bu dönüşüme etik bir perspektifle müdahil olmak için oluşturulmuştur.

İklim krizi ve ekosistem kaybı derinleştikçe, doğayı koruma faaliyetleri yalnızca çevre politikası değil kamusal bakım meselesi olarak da tartışılıyor. Bu çerçeve politika dilinde yeni yeni yer buluyor.

Bazı belediyeler yeşil koridorlar, yağmur suyu hasadı, serinleme noktaları ve kent bostanları gibi uygulamaları yaygınlaştırıyor. Bu girişimler umut verici olsa da ölçek ve süreklilik sınırlı.

Sokakta yaşayan hayvanların beslenmesi, kısırlaştırılması ve barınması yerel yönetim gündeminde daha görünür hale geliyor. Ancak uygulamalar şehirler arasında büyük farklılık gösteriyor.

Kent bostanları, tohum takas ağları, gönüllü veteriner ağları ve mahalle yeşillendirme girişimleri yerel düzeyde bakım kapasitesi üretiyor. Ancak bu pratikler çoğu zaman gönüllülüğe dayanıyor.

Yeşil sokaklar, mahalle bostanları ve küçük ölçekli gölgeleme projeleri yerel düzeyde hızla çoğalıyor. Bu müdahaleler etkili olsa da bütüncül planlama ile bağlantıları zayıf kalabiliyor.

Hayvan refahı, çevre yönetimi, iklim uyumu ve kentsel hizmetler çoğu yerde ayrı kurumsal yapılarda ele alınıyor. Bu parçalanma bütüncül yeryüzü bakım sistemlerinin kurulmasını zorlaştırıyor.

Toprakla uğraşma, gıda üretimi, tohum saklama ve su koruma gibi pratikler bakım emeğinin parçası olarak yeniden adlandırılıyor. Ancak bu emek çoğu zaman ekonomik değer hesaplarına yansımıyor.

Pandemi ve iklim krizinin ardından insanın doğadan ayrı ve bağımsız olduğu fikri daha fazla sorgulanıyor. Karşılıklı bağımlılık fikri bakım etiğiyle daha güçlü bağ kuruyor.

ZAYIF SİNYALLER

OLASI SENARYOLAR

ÇALIŞMALAR

Çalışmaları İncele

İhtimam E

bültenine kaydolun